Ayak ve Ayak Bileği Cerrahisi
Ayaklarda ve ayak bileklerinde hissedilen ağrılar için başvurulan uzman hekim ortopedi uzmanıdır. Ortopedi hekimleri, ayak kemiklerinden kay...
Çarpık ayak, bebeğin bir veya iki ayağının doğuştan içe ve aşağı doğru dönük olduğu yapısal bir ayak deformitesidir. Tıbbi olarak pes ekinovarus adı verilen bu durumda ayağın ön kısmı, topuk, ayak kavsi ve ayak bileği farklı derecelerde etkilenebilir. Doğuştan çarpık ayak çoğunlukla doğum sırasında fark edilir. Bazı bebeklerde gebelik ultrasonunda ayakların içe dönük olduğu görülebilir; ancak deformitenin tipi, sertliği ve tedavi planı doğumdan sonra yapılan ortopedik muayene ile belirlenir.
Çarpık ayak yalnızca ayağın farklı bir pozisyonda durması değildir. Ayaktaki kemikler, eklemler, tendonlar, bağlar ve kaslar arasındaki denge etkilendiği için ayağı elle normal konuma getirmek zor olabilir. Uygun tedaviyle ayağın tabanına basması, yeterli hareketliliğe ulaşması ve çocuğun günlük yaşamını rahat sürdürebilmesi amaçlanır.
Çarpık ayakta ayağın ön bölümü içe doğru döner, topuk iç tarafa yönelir ve ayak bileği aşağı doğru bükülü kalır. Ayak tabanı karşı ayağa, yana veya deformitenin derecesine göre arkaya bakıyor gibi görünebilir.

Bebeklerde çarpık ayak genellikle ağrıya neden olmaz. Ancak deformite tedavi edilmeden bırakılırsa çocuk yürümeye başladığında ayağın tabanı yerine dış kenarına veya üst bölümüne basabilir.
Bu basma şekli zamanla ayakkabı kullanımını zorlaştırabilir, ciltte sertleşme ve bası yaraları oluşturabilir. İleri dönemlerde yürüme güçlüğü, hareket kısıtlılığı ve ağrı gelişebilir.
Pes ekinovarus dört temel bileşenden oluşur:
Bu değişiklikler her bebekte aynı şiddette görülmez. Tedavi sırasında deformitenin bileşenleri belirli bir sıraya göre aşamalı olarak düzeltilir.
Çarpık ayak belirtileri çoğunlukla doğum sırasında ayağın görünümüyle fark edilir. Ayağın içe dönük olması en belirgin bulgu olmakla birlikte topuk, ayak bileği ve baldır yapısında da farklılık görülebilir.
Başlıca belirtiler şunlardır:
Ayağın ve parmakların içe dönük görünmesi
Topuğun iç tarafa yönelmesi
Ayak bileğinin aşağı doğru bükülü kalması
Ayak tabanının içe veya arkaya bakması
Ayak kavsinin belirgin olması
Ayağın elle normal pozisyona kolayca getirilememesi
Etkilenen ayak, diğer ayağa kıyasla daha küçük olabilir.
Baldır kaslarının daha ince olması
Ayak ve ayak bileği hareketlerinin kısıtlanması
Çarpık ayak tek ayakta olabileceği gibi her iki ayakta da görülebilir. İki taraflı vakalarda deformitenin şiddeti ayaklar arasında farklılık gösterebilir.
Tek taraflı çarpık ayakta etkilenen ayağın uzunluğu ve baldır çevresi diğer tarafa göre bir miktar daha küçük kalabilir. Bu farklılık uygun tedaviden sonra da görülebilir ve tek başına tedavinin başarısız olduğu anlamına gelmez.
Çarpık ayak neden olur sorusunun her hasta için geçerli tek bir yanıtı bulunmaz. İdyopatik olarak adlandırılan vakaların büyük bölümünde deformitenin kesin nedeni belirlenemez.
Genetik yatkınlık, kas ve bağ dokusunun gelişimi ile gebelik dönemindeki bazı çevresel etkenlerin birlikte rol oynayabileceği düşünülmektedir. Ailede çarpık ayak öyküsünün bulunması görülme olasılığını artırabilir; ancak aile öyküsü olmayan bebeklerde de ortaya çıkabilir.
Gerçek yapısal çarpık ayağı yalnızca bebeğin anne karnındaki pozisyonuna veya ayağın sıkışmasına bağlamak doğru değildir. Anne karnındaki duruş bazı esnek ayak eğriliklerine neden olabilir; fakat bu durum pes ekinovarus ile aynı değildir.
Bazı vakalarda çarpık ayak aşağıdaki durumlarla birlikte görülebilir:
Kas ve sinir sistemini etkileyen hastalıklar
Omurga gelişim bozuklukları
Eklem hareketlerini kısıtlayan doğumsal durumlar
Bazı genetik hastalıklar ve sendromlar
Bu nedenle bebeğin yalnızca ayakları değil, kas gücü, eklem hareketleri, kalçaları ve omurgası da değerlendirilmelidir.
Çarpık ayak, başka bir hastalıkla ilişkili olup olmamasına ve ayağın esnekliğine göre farklı gruplara ayrılır. Bu sınıflandırma tedavinin planlanması ve tedaviye verilecek yanıtın öngörülmesi açısından önemlidir.
İdyopatik çarpık ayak, eşlik eden belirgin bir nörolojik hastalık veya sendrom bulunmadan ortaya çıkar. En sık görülen çarpık ayak türüdür.
Bu gruptaki bebeklerde ilk tedavi çoğunlukla seri alçılama ve ortez kullanımını içeren Ponseti yaklaşımıyla planlanır. Tedaviye verilen yanıt ayağın başlangıçtaki sertliğine göre değişebilir.
Sendromik çarpık ayak, bazı genetik hastalıklar veya çoklu eklem sertliğiyle seyreden doğumsal durumlarla birlikte görülebilir. Bu vakalarda ayak daha sert olabilir ve standart tedaviye daha yavaş yanıt verebilir.
Tedavi yalnızca ayağa göre değil, çocuğun genel sağlık durumu ve eşlik eden eklem sorunlarına göre planlanır. Daha uzun takip ve ek girişimler gerekebilir.
Nöromüsküler çarpık ayak, kasları veya sinir sistemini etkileyen hastalıklarla ilişkili gelişebilir. Kaslar arasındaki dengenin bozulması ayağın içe ve aşağı doğru yönelmesine neden olabilir.
Bu vakalarda ayağın şeklinin düzeltilmesi kadar kas gücü, hareket kontrolü ve yürüme kapasitesi de değerlendirilir. Tedavi programı eşlik eden hastalığa göre kişiselleştirilir.
Pozisyonel ayak eğriliği, bebeğin anne karnındaki duruşuna bağlı gelişen daha esnek bir ayak pozisyonudur. Gerçek pes ekinovarus ile aynı değildir.
Pozisyonel eğrilikte ayak nazik bir hareketle normal konuma yaklaştırılabilir. Çarpık ayakta ise ayak daha serttir ve topuk ile ayak bileğindeki deformite elle düzeltmeye direnç gösterebilir.
Kesin ayrım yalnızca ayağın dış görünümüne bakılarak yapılmamalıdır. Bebeğin ortopedik muayenesi deformitenin yapısal mı yoksa pozisyonel mi olduğunu belirlemeye yardımcı olur.
Çarpık ayak nasıl anlaşılır sorusu gebelik dönemi ve doğum sonrası dönem için ayrı değerlendirilmelidir. Gebelik ultrasonunda çarpık ayaktan şüphelenilebilir; ancak kesin tanı ve tedavi planı doğum sonrası muayeneye dayanır.
Çarpık ayak gebelik ultrasonunda bebeğin ayağının içe ve aşağı doğru dönük görünmesiyle fark edilebilir. Bununla birlikte rahim içindeki pozisyon, ultrason görüntülerini etkileyebilir.
Gebelikte çarpık ayak görülmesi tedavinin anne karnında başlayacağı anlamına gelmez. Bu bulgu, ailenin doğum sonrası ortopedik değerlendirme ve tedavi süreci hakkında önceden bilgilendirilmesini sağlar.

Ultrasonda çarpık ayakla birlikte başka bir gelişimsel bulgu görülürse ayrıntılı gebelik değerlendirmesi planlanabilir. İzole çarpık ayak vakalarında ise kesin ayak muayenesi doğum sonrasında yapılır.
Doğum sonrası tanı çoğunlukla fizik muayene ile konur. Muayenede ayağın görünümü, topuğun yönü, ayak kavsi, ayak bileği hareketi ve deformitenin elle ne kadar düzeltilebildiği değerlendirilir.
Ayağın esneklik düzeyi ve tedaviye verdiği yanıt, klinik değerlendirme ölçekleri kullanılarak takip edilebilir. Bu değerlendirmeler alçılama sürecinde ayağın tedaviye verdiği yanıtın takip edilmesini sağlar.
Röntgen, MR veya ultrason her yenidoğanda rutin olarak gerekli değildir. Eşlik eden kemik, eklem, kas veya sinir sistemi sorunu düşünüldüğünde görüntüleme yöntemlerinden yararlanılabilir.
Çarpık ayak tedavisi, ayağın tabanına basabilen, yeterli hareket açıklığına sahip ve günlük yaşamda işlev görebilen bir konuma getirilmesini amaçlar. Tedavinin mümkün olduğunca erken dönemde başlaması ayağın daha esnek olduğu dönemden yararlanılmasını sağlar.
Pes ekinovarus tedavisi yalnızca birkaç alçı uygulamasından oluşmaz. Seri alçılama, gerekli hastalarda tendon girişimi, ortez kullanımı ve düzenli takip birbirini tamamlayan tedavi aşamalarıdır.
Çarpık ayak tedavi süreci, bebeğin yaşı, ayağın sertliği, deformitenin şiddeti ve tedaviye verdiği yanıta göre değişir. Her bebeğe aynı sayıda alçı uygulanması veya aynı süre boyunca ortez kullanılması gerekmez.
Ponseti yöntemi, çarpık ayağın günümüzde en sık kullanılan tedavi yaklaşımlarından biridir. Yöntem, ayağın kontrollü hareketlerle aşamalı olarak düzeltilmesine ve elde edilen pozisyonun alçıyla korunmasına dayanır.
Ayağın tüm deformiteleri tek seansta zorlanarak düzeltilmez. Önce ayak kavsi ve ön ayağın içe dönüklüğü, ardından topuk pozisyonu ve son olarak ayak bileğinin aşağı yönelmesi ele alınır.
Ponseti yöntemi yalnızca alçılama aşamasını ifade etmez. Gerekli durumlarda Aşil tendonuna yönelik girişim ve uzun süreli ortez kullanımı da tedavinin parçalarıdır.
Ponseti alçılaması sırasında ayağa nazik düzeltme manevraları uygulanır ve ulaşılan pozisyon uzun bacak alçısıyla korunur. Alçı ayak parmaklarından başlayarak uyluğun üst kısmına kadar uzanır.
Alçılar belirli aralıklarla değiştirilir. Her uygulamada ayaktaki deformitenin bir bölümü kontrollü şekilde düzeltilir. Uygulanacak toplam alçı sayısı ayağın sertliğine ve tedaviye verdiği yanıta göre değişebilir.
Alçılama sırasında ailelerin bebeğin ayak parmaklarını düzenli olarak kontrol etmesi önemlidir. Şu durumlarda tedaviyi uygulayan sağlık ekibine başvurulmalıdır:
Parmaklarda morarma veya belirgin solukluk
Parmaklarda şişme veya soğukluk
Alçının kayması
Alçının ıslanması veya yumuşaması
Kötü koku veya akıntı
Bebeğin alışılmadık derecede huzursuz olması
Ciltte yara veya tahriş şüphesi
Alçı aile tarafından kesilmemeli, gevşetilmemeli veya yeniden şekillendirilmeye çalışılmamalıdır.
Seri alçılama sonunda ayak bileği yeterince yukarı hareket etmiyorsa Aşil tenotomisi değerlendirilebilir. Bu işlemde gergin Aşil tendonu küçük ve kontrollü bir girişimle gevşetilir.
Aşil tenotomisi geniş kapsamlı bir çarpık ayak ameliyatı ile aynı işlem değildir. Amaç, ayak bileğinin aşağı doğru bükülü kalmasına neden olan gerginliği azaltmaktır.
İşlem sonrasında ayağın düzeltilmiş pozisyonunu korumak ve tendonun uygun uzunlukta iyileşmesini desteklemek amacıyla yeniden alçı uygulanabilir. Tenotomi gerekliliği bebeğin muayene bulgularına göre belirlenir.
Alçılama ve gerekli durumlarda tenotomi sonrasında çarpık ayak ortezi kullanılır. Ayak abduksiyon ortezi olarak adlandırılan bu sistem, iki özel ayakkabının bir bar ile birbirine bağlanmasından oluşur.
Ortez, alçının alternatifi değil tedavinin devam aşamasıdır. Alçılama ile elde edilen düzeltmenin korunmasına ve ayağın yeniden içe dönme riskinin azaltılmasına yardımcı olur.
İlk dönemde ortez günün büyük bölümünde kullanılabilir. Daha sonraki dönemde kullanım çoğunlukla uyku saatlerine göre planlanır. Günlük kullanım süresi ve toplam tedavi süresi çocuğun ayağına ve uygulanan protokole göre belirlenir.
Ortez kullanımında topukların ayakkabı içine tam oturması önemlidir. Ciltte yara, kalıcı kızarıklık, ayakkabının sürekli çıkması veya bebeğin ortezi kullanamaması durumunda sistem yeniden kontrol edilmelidir.
Çarpık ayak ameliyatı, her bebek için gerekli olan standart bir tedavi değildir. Ponseti tedavisine yeterli yanıt vermeyen, sert, atipik, sendromik, gecikmiş veya tekrarlayan vakalarda cerrahi seçenekler değerlendirilir.
Cerrahi tedavi deformitenin yapısına göre değişir. Tendon transferi, yumuşak dokuların gevşetilmesi veya kemik dizilimini düzenleyen işlemler farklı yaş ve deformite türlerinde gündeme gelebilir.
Tedavinin amacı yalnızca ayağın görüntüsünü değiştirmek değildir. Ayağın hareketli, ağrısız ve işlevsel kalması hedeflendiği için cerrahinin kapsamı dikkatle belirlenmelidir.

Tedavi sonrası düzenli izlem, ilk düzeltmenin sağlanması kadar önemlidir. Çocuk büyüdükçe kaslar, tendonlar ve kemikler gelişmeye devam ettiği için ayağın hareketi ve basma şekli belirli aralıklarla kontrol edilmelidir.
Çarpık ayak tekrarlar mı sorusunun yanıtı bazı çocuklarda deformitenin yeniden belirginleşebileceğidir. Nüks, ayağın yeniden içe dönmesi veya ayak bileği hareketinin azalması şeklinde başlayabilir.
Dikkat edilmesi gereken bulgular şunlardır:
Ayağın yeniden içe yönelmesi
Ayak bileğinin yukarı hareketinde azalma
Ayağın dış kenarına basma
İçe dönük yürüme
Parmak ucunda yürümenin artması
Sık takılma ve düşme
Ayakkabılarda belirgin asimetrik aşınma
Daha önce rahat kullanılan ortezin zamanla ayağa uygunluğunu kaybetmesi
Nüks erken dönemde fark edildiğinde yeniden alçılama, ortez programının düzenlenmesi veya uygun hastalarda sınırlı cerrahi girişimler değerlendirilebilir.
Uygun tedavi ve düzenli takip sonrasında birçok çocuk normal zamanda yürümeye başlayabilir. Çocuklar koşma, oyun oynama ve yaşlarına uygun spor etkinliklerine katılabilir.
Tek taraflı vakalarda etkilenen ayağın ve baldırın diğer tarafa göre daha küçük kalması mümkündür. Bu görünüm farklılığı çocuğun işlevsel olarak sorun yaşayacağı anlamına gelmez.
Tedavinin temel amacı iki ayağın tamamen aynı görünmesini sağlamak değildir. Ağrısız, hareketli, yere uygun basabilen ve günlük yaşamda işlev gören bir ayak elde edilmesi hedeflenir.
Gebelik ultrasonunda çarpık ayak şüphesi varsa doğum sonrasında ortopedik değerlendirme planlanmalıdır. Bebeğin ayağı içe ve aşağı dönükse veya elle normal konuma kolayca getirilemiyorsa muayene geciktirilmemelidir.
Tedavi sırasında ya da sonrasında şu durumlarda yeniden değerlendirme gerekir:
Alçının kayması veya ıslanması
Parmaklarda renk değişikliği ve şişlik
Ortez nedeniyle ciltte yara oluşması
Ayağın yeniden içe dönmesi
Ayak bileği hareketlerinin azalması
Çocuğun ayağın dış kenarına basması
Yürüme sırasında ağrı veya aksama
Sık düşme ve hareketten kaçınma
Ayakkabı giymekte belirgin güçlük
Erken fark edilen değişiklikler, deformite sertleşmeden önce daha sınırlı yöntemlerle kontrol altına alınabilir.
Uygun tedavi ve düzenli takip sonrasında birçok çocuk normal zamanda yürüyebilir. Yürüme gelişimi çocuğun genel gelişimine ve ayağın tedaviye verdiği yanıta göre değişebilir. Çarpık ayak tek ayağı veya her iki ayağı etkileyebilir. İki taraflı vakalarda deformitenin şiddeti ayaklar arasında farklı olabilir. Çarpık ayak gelişiminde genetik yatkınlık rol oynayabilir. Ancak aile öyküsü bulunmayan bebeklerde de deformite görülebilir. Uygun teknikle uygulanan ve düzenli kontrol edilen Ponseti alçısı ayağın aşamalı olarak düzeltilmesini amaçlar. Parmaklarda morarma, şişlik veya alçının kayması fark edilirse sağlık ekibine başvurulmalıdır. İlk alçılama dönemi birkaç hafta sürebilir; ortez ve takip dönemi ise birkaç yıl devam edebilir. Toplam süre ayağın yapısına ve tedavi programına göre değişir. Ortez ilk dönemde günün büyük bölümünde, ilerleyen dönemde ise çoğunlukla uyku sırasında kullanılır. Kesin kullanım süresi çocuğun tedavi planına göre belirlenir. Tedavisi tamamlanan ve işlevsel sorunu bulunmayan birçok çocuk spor yapabilir. Aktivite sırasında ağrı, sertlik veya basma bozukluğu gelişirse ortopedik değerlendirme gerekir.Çarpık Ayaklı Bebek Normal Yürüyebilir mi?
Çarpık Ayak İki Ayakta Birden Olur mu?
Çarpık Ayak Genetik midir?
Ponseti Alçısı Bebeğe Zarar Verir mi?
Çarpık Ayak Tedavisi Ne Kadar sürer?
Ponseti Ayakkabısı Günde Kaç Saat takılır?
Çarpık Ayaklı Çocuk Spor Yapabilir mi?
Ayaklarda ve ayak bileklerinde hissedilen ağrılar için başvurulan uzman hekim ortopedi uzmanıdır. Ortopedi hekimleri, ayak kemiklerinden kay...
Bir anda yüksek tempoyla spora başlayan kişilerin, başta eklem sakatlıkları olmak üzere farklı birçok sağlık sorununa neden olabiliyor. &nb...
Menisküs yaralanmaları insan vücudunda genellikle diz bölgesinde görülen ciddi bir rahatsızlıktır. Diz ekleminin hareket kabiliyetini s...