Ağrı, vücudun alarm mekanizmasıdır. Bir yerde bir sorun olduğunu, vücut ağrı yoluyla size anlatmaya çalışır.
Şimdi, “dinlenince geçmeyen ağrı” kelimesi aslında çok geniş bir kavram. Ne demek bu?
Eğer spor yapıyorsanız, sporcuysanız, ağır bir egzersize girdiyseniz ve haftanın neredeyse 5-6 günü sürekli egzersiz yapıyorsanız, vücudumuzdaki kaslarda, bağlarda ve tendonlarda yorgunluğa bağlı çeşitli ağrılar meydana gelebilir.
Bunlar tendinit olabilir, eklem sıvısının artması olabilir. Birdenbire oluşmaz bu ağrılar. Dolayısıyla birdenbire de geçmez. Dinlendiğinizde belki şiddeti azalır ama tamamen geçmeyebilir.
Bu, “Hemen tümör hastası mıyım? Dinlenirken geçmeyen bir ağrım var.” anlamına gelmiyor aslında.
Kanserli kemik ya da tümöre bağlı ağrı nasıl oluyor?
Ben bunu sadece “dinlenirken geçmeyen ağrı” şeklinde tariflemeyeyim. Hangi pozisyonda rahat edebileceğiniz bir pozisyon bulsanız bile, içten içe, hafif hafif zonklayan bir ağrı yapabilir.
Yani pozisyon bulamazsınız, biliyorsunuz. Vücudunuzda bir yeri zorladığınızda mutlaka sizi rahat ettirecek bir pozisyon bulursunuz. Ama bu tür durumlarda, yani tümörlerde, vereceğiniz pozisyonun hiçbir şekilde ağrıyı tamamen dindirmediğini görürsünüz.
Ondan dolayı bunu “dinlenirken geçen ağrı” şeklinde değil, şiddeti azalsa bile hiç geçmeyen ağrı olarak değerlendirelim.
Evet, böyle bir ağrı bir tümörün habercisi olabilir.